Son Zamanlarda Türk Blogları

1
Like
Like Love Haha Wow Sad Angry

Evet, Yobiil ilk pasını Kaan Fakılı’dan aldı. Değer verip “mim”lediğin için teşekkür ederim. Kaan’a da değerli birkaç Türk günlük yazarından gelmiş. Konumuz, Türk blog sitelerin son durumuyla ilgili. Daha doğrusu Türk günlüklerinin zon zamanlarda bir durgunluğa girdiği iddiasıyla ilgili.

Sorularımız şu şekilde:

  1. Sizce son dönemde Türk bloglarındaki durgunluk fark edilir düzeyde mi?
  2. Cevabınız evet ise, sizce bu durumun nedenleri neler?
  3. Bu durgunluğu gidermek ve üretilen içeriğin kalitesini yükseltmek için Türk blog yazarları olarak neler yapmalıyız, nelere dikkat etmeliyiz?
  4. Eklemek istedikleriniz.
  5. MiM’i en az 3 arkadaşınıza paslamanızı rica ediyorum.

Cevaplarım:

Bir günlük yazarından çok günlük okuru olduğumu da düşünerek bu soruya cevap vermek istiyorum. Genel olarak Türk günlüklerinde bir durgunluk sezmiyorum. Ancak göze çarpan bir ilerleme de söz konusu değil. Aynı zamanda birçok kaliteli günlük bile güncellik konusunda sorunlar yaşıyor. Daha küçük çaplı baktığımda da bazı arkadaşların tempolarını hiç bozmadan, kaliteli üretimlerine devam ettiklerini görüyorum. Sonuç olarak fark edilebilir bir durgunluk yok varsa da ben farketmedim 🙂

Hepimiz duymuşuzdur veya biliyoruzdur; “ya bi’ adam varmış Amerika’da, ayda $4000 kazanıyormuş bu blog işinden”. Bunun sebebi ABD’deki günlüklere Google’ın ve diğer reklam verenlerin bakış açısından ziyade, çok tekip edilen ulusal bir kanalın internet adresi kadar zengin ve özgün içeriğe sahip olması. Bizde buna en yakın örnek “Güneşin Tam İçinde” isimli günlük. Ancak o da aynı sorundan, güncellenememekten muzdarip. Fakat bu açıdan durumumuza baktığımızda, genel olarak, günlüklerimiz için söylenecek en gerçekçi söz, “kısıtlı bir zaman içinde harikalar yaratmamız gereken yer” ifadesidir diye düşünüyorum. Eğer, “yeterli zamanda kaliteli yazılar yazmamız gereken” bir yer olmasını istiyorsak öncelikli işimizden çalmalıyız ki bu çok zor. Kısacası fiyat/performans olarak iyi durumdayız diyebilirim.

Günlük yazarlığının hayatımıza girmesi yıllar öncesine da hala temel sorunlarımızı çözebilmiş değiliz. “Ya ağabey nedir bu blog olayı” dendiğinde onlarca farklı tanım yapılıyor. Dilimize yeni giren yabancı kelimelere baktığımızda, “bana Türkçe bir karşılık bul” diye başını eğerek bekleyen başka bir kelime var mı acaba? Bunun çözümü için en iyi fırsatlardan birisi de TBY toplantıları. Maalesef orada da konu aralarda kaynıyor, hatta “bana ne ağabey, siz ne derseniz deyin ben blogblog ismi çerçevesinde siteler açılıyor. demeye devam ederim” şeklinde yapıcı(!) ifadeler geliyor. Fakat geçen her zaman bu konuda aleyhimize işliyor.

Öncelikle bu olaya “internette bize ait bir köşe” çerçevesinde bakıyorum. Beğendiğimiz bir fotoğrafı, bir yazımızı veya bir hatıramızı paylaşabileceğimiz bir köşe… Nasıl istersek. Bu açıdan konuya yaklaştığımızda isim sorununa da daha geniş bir şekilde çözüm bulma şansını yakalarız. Ne acıdır ki, öyle siteler var ki, blog sorunundan geçtim, Türkçe olup olmadığı ile ilgili şüpheler doğuruyor bende. O yazarın ürettiği ne kadar kaliteli olursa olsun benim için hiçbir anlamı yok. Kendilerine acıyarak, tarayıcının çarpı simgesine tıklıyorum. Dediğim gibi günlükler, o kişinin internetteki kendine ait köşesidir. Dolayısıyla istediği her konuyu paylaşabilir. Bu konuda kendisine önyargılı yaklaşılmamalıdır, zira ister istemez bir süre sonra belli konulara eğildiği gözlenecektir.

Son olarak tasarım konusuna değinmek istiyorum. Şahsen tasarımın yazıya çok farklı bir güzellik kattığını düşünüyorum. Birçok yazar gibi. Bir ara reklam konusu vardı. Olmalı mı, olmamalı mı diye. Reklam olmasında hiçbir sakınca yok bence ancak tasarımda tamamlayıcı özellikte olmalı. Haddini bilmeli yani. Tabii on binlerce tekil ziyaretçiyi ağırlarsınız, o zaman çeşitli muzip reklamlarınız olur, nazınızı çekeriz 🙂

Bunları da okumak isteyebilirsin Diğer içerikler

1 yorum

  1. gülçin diyor ki

    tesekkür ederim aklına gelip fikirlerimi merak ettiğin için. birkaç gün içinde yanıtlamaya calışacağım. 🙂

Bu konuda söyleyecek bir şeylerin olmalı

E-posta adresiniz yayımlanmayacak.