Pazarlamacı aday, satılık seçmen
Partiler seçim havasına yavaş yavaş girmeye başladılar. Nereden anlıyoruz? Tabii ki bir anda hizmet aşkıyla yanmaya başlamalarından.
2007’den beri yazdığım kişisel blogum: teknoloji, kültür, kitap ve film değerlendirmeleri, Türkçe ve gündelik yaşam üzerine yazılarım.
Partiler seçim havasına yavaş yavaş girmeye başladılar. Nereden anlıyoruz? Tabii ki bir anda hizmet aşkıyla yanmaya başlamalarından.
Bildiğiniz gibi Google Translate ile onlarca dilde çeviriyi mümkün kılıyordu. Ancak bu dillerin arasında bir türlü Türkçeyi göremiyorduk.
İnternet yazarlığı henüz Türkiye’de olması gereken noktada bulunmuyor olsa da gelişme hızını korumayı da biliyor.
Ankara’da düzenlediğim “Ücretsiz Sarıl” etkinliğini bilmeyen okurum yok sanırım.
Öncelikle konuyu bilmeyen arkadaşlar bir önceki yazı olan “Siz söyleyin ben deneyeyim”i lütfen okusunlar.
Finallerdi, can sıkıntısıydı derken blogumu oldukça boşladım. Günlüğe her gün uğramak ile yazı girmenin arasında doğru bir orantı…
Kendime en yakın hissetiğim yazar olan Ahmet Hamdi Tanpınar‘ın Huzur adlı ünlü romanı “I Mind at Peace” adıyla İngilizce olarak ABD’de…
Bu akşam birçok güzel film arasından seçip bu belgesel filmi izledim. İzlemeye başlamadan önce “her halde Einstein ve teorileri ile ilgili…
Bir önceki yazımda da gördüğünüz gibi yılbaşından önce yobiil’i Türkiye’ye taşıyacağımı yazmıştım. Nihayet taşıma işlemi tamamlandı.
Günlüklerde son zamanlarda oldukça artan bir gelişme var: Hediye dağıtmak. Ancak şu ana kadar gördüğüm hediye dağıtımlarının en güzeli…
Kasım 2008’de Florida’da doğan yobiil Türkiye’ye taşınıyor. Siteye erişimdeki gözle görülür yavaşlık ve birkaç diğer sebepten ötürü sunucu…
Aslında şu anda benim burada olmamam gerekiyordu. Çoktan yola çıkmış ve Orta Amerika yolunda olmalıydım. Evet, bu etkinin sebebi bu film.