Lobilerle Şekillenen İnsanlık

0

İsrail Terör Devleti tarafından yaşanan malum olayla ilgili “söylenmesi” gereken her şey söylendi:

BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon: “Gazze’ye yardım taşıyan gemilerdeki insanların günün ilk saatlerinde, anlaşıldığı kadarıyla uluslararası sularda, öldürüldükleri ve yaralandıkları yönündeki haberler beni şoke etti.”

Recep Tayyip Erdoğan: “İnsani yardım gemilerine silahlarla saldırıda bulunmak, masum insanları katletmek, sivil insanlara terörist muamelesi yapmak, insanlık açısından büyük bir

sukuttur, alçakça bir pervasızlıktır. Biz biliyoruz ki savaşın da barışın da bir hukuku vardır. Savaşta çocuklara saldırılmaz. Savaşta kadınlara, yaşlılara saldırılmaz. Savaşta sivillere, din adamlarına saldırılmaz. Savaşta beyaz bayrak çekenlere, sağlık görevlilerine, yardım görevlilerine saldırılmaz. Savaşta değil, barışta bunlara saldıranlar ise sadece hukuku çiğnemekle kalmazlar, aynı zamanda insanlığı da ayaklar altına almış, insanlıktan çıkmış olurlar.”

“Zorbaların, haydutların, korsanların bile belli hassasiyetleri olur, belli ahlak kurallarına uyarlar. Hiçbir ahlak kuralına, hiçbir hassasiyete uymayana bu sıfatları yakıştırmak bile iltifat olur.”

İsrail Haaretz Gazetesi Yazarı Yossi Sarid: “Bu sonuca burunlarını göremeyen kabinedeki 7 aptal neden oldu.”

Fransa Dışişleri Bakanı Bernard Kouchner: “İsrail askeri operasyonunun trajik sonucundan derin bir şekilde şoka uğradım. Hiçbir neden bu tür bir şiddeti haklı çıkartamaz. Kaç gündür herkes tarafından bilenen insanı yardım girişimine yönelik bu tür bir müdahale nasıl olur anlayamıyoruz.”

Guardian: “Eğer Somalili korsanlar dün uluslararası sularda 6 gemiye çıkıp 10 yolcuyu öldürse ve onlarcasını da yaralasa, bugün NATO’ya bağlı bir görev gücü Somali kıyılarına doğru yola çıkmış olurdu. Dün Gazze karasularının dışında, uluslararası sularda olanlar korsanların değil İsrailli komandoların işiydi ve bugün İsrail kıyılarına doğru yol alan NATO gemileri olmayacak. Ama belki de olmalı.”

Söylenen onca sözün ardından şimdi sıra yapılacaklara geldi. Türkiye, kullanılabilecek hukukî her yola başvuruyor, konuyu ilgilendiren tüm uluslar arası kurumları göreve davet ediyor. BM Güvenlik Konseyi toplandı ama bir karar çıkmadı. Birleşmiş Milletler’in daha önce İsrail ile aldığı kararlarların uygulandığını da hatırlatmalıyım. Belki bu vesileyle önceki kararlar için de olumsu sonuç alınır.


Dünyada konuyla ilgili verilen tepkiler ise oldukça vasar. Zira herkes şok oldu fakat kayda değer derecede bir tepki ortaya çıkmadı. Bazı devletler büyükelçilerini çağırdı, bazıları açıklama istedi; eee sonra? Sadece Müslüman halkın yoğun olarak yaşadığı yerlerde gösteriler oluyor, diğer ülkelerde ses seda yok. Özellikle de “demokratik Avrupa” yaşanan olağanüstü bir günün ardından yine ekonomik sorunlarına, modern yaşamına geri göndü.


İsrail, başta ABD’de olmak üzere dünyanın dört bir yanında Siyonizm adına çalışanlar tarafından sıvazlanan bir sırt. Her ne kadar son aylarda ABD ile araları biraz açılmış olsa da işlerin saman altından yürümeye devam ettiğini bilmeyen yok.

Sonuç olarak kim daha çok lobi yapar, aracı sokarsa devletler de ona göre bir yargıya varacaklar. Bu durum maalesef devletlerle de sınırlı kalmayacak ve dünyanın ağabeyleri olan güçlü kuruluşları da avucuna alacak. Dünyanın neresinde bir mazlum varsa yanında olan bir milletin ferdi olarak insanlık olgusunun lobi faaliyetlerine, yavşamalara ve çıkarlara bağlı olarak değerlendirilmesinden nefret ediyorum. Umarım bu konudaki öngörümde haksız çıkar ve İsrail Terörist Devleti’nin yaptırımlar altında kalacağı günleri görürüm.

Bunları da okumak isteyebilirsin Diğer içerikler

Bu konuda söyleyecek bir şeylerin olmalı

E-posta adresiniz yayımlanmayacak.