Cadılar Bayramı “Halloween” Dedikleri

4

Tarihi 2 bin yıla kadar dayanan Cadılar Bayramı (Halloween) ne gariptir ki Türkiye’de de o veya bu şekillerde kutlanıyor. Kültür aşınmasının ve yanlış Batılılaşmanın bir örneği olarak gözüme batan bu kutlamaya bir göz atmak istedim.

Kökü İrlanda’ya yer alan Cadılar Bayramı, ilk olarak İrlanda Keltleri’ne yönelik Samhain adı verilen, kayda değer oranda da ciddi kutsal bir ritüel idi. Amaç, ölüm tanrısı olan Saman’ı şereflendirmekti. Keltler’in kimler olduğunu hatırlatmamız gerekirse, Orta Çağ ve öncesini konu alan filmlerde Kuzey Avrupa bölgesinde yaşayan vahşi ve savaşçı olarak kavimlerdir. Günümüzde var olan Kuzey İrlanda, Galler, İskoçya ve İrlanda Kelt kökenli ülkelerdir.


Keltler’deki inanca göre 31 Ekim gecesinde yani Tüm Azizler Arifesi’nde periler bulundukları yerden çıkarlar. Cinlerin dişi olanlarına peri dendiğini hemen belirtelim. Perine dışarı çıkmasıyla birlikte, ölüm canlılar da ruhlar alemi ile olabilecek en yakın noktaya geliyorlardı. Ruhlar arasında kötü amaçları olanların da olması, Keltler’in kendilerini korumalarını gerektirdi. Bu amaçla da, insanlar cin ve şeytan kılığına girip, çeşitli yerlerine hayvan derisi ya da başı geçiriyorlardı. Oldukça sesli bir şekilde, Kelt rahipleri tarafından meşe ağaçlarından meydana getirilen kutsal bir alana hep birlikte gidiliyordu. Bu sayede ruhsal arasında insan bedenine girmek isteyenler uzaklaştırılıyordu.

1. asırda Romalılar, Kelt topraklarını işgal ettiler ve bu geleneği yasakladılar. Ancak halk, benimsediği geleneği bırakmadı ve gelenek Cadılar Bayramı -Halloween- olarak Hıristiyanlık’a da geçti.

Yüzyıllar boyunca süren bu gelenekten kurtulmak isteyen Vatikan, MS 600’lü yıllarda Papa 1. Gregory tarafından gönderilen bir heyetle Keltlerin bu geleneklerine son vermek için çaba sarf ettiler. Yaklaşık 300 yıllık bir değişim hareketinin ardından Kilise, Samhain (aslında bir çeşit şeytan olduğuna inanılır) kutlamalarını kaldırıp, 1 Kasım’da kutlanmak üzere Azizler Günü’nü ilan etti. Hıristiyan dinine ait motiflerin ve inançların yer aldığı Azizler Günü’nün ertesi günü olan 2 Kasım da Tüm Ruhlar Günü olarak ilan edildi. Dönemin dar bakış açılı Vatikan’ı kaş yapayım derken göz çıkarmış ve Keltler’in kutlamasını yok etmek isterken, aslında Samhain Kutlamaları’nın Cadılar Bayramı’na dönüşmesine neden olmuş hatta bunu da Hıristiyanlık’a mâl etmiş oldu.


19. yüzyılda İskoçya ve İrlanda’dan ABD’ye göç eden topluluklar beraberlerinde bu geleneklerini de getirerek “Pagan Ruhlar Festivali”nin dirilttiler ve Cadılar Bayramı olarak yaşamaya başladılar.

Türkiye’ye Cadılar Bayramı’nı getiren hiçbir İskoç ya da İrlandalı olmamasına rağmen, kimi organizasyon ve aktivitelerle Cadılar Bayramı’nın kutlanması tam bir komedidir. Üzüntü vericidir ki bu komedi, şuursuz ve Batılılaşmayı poposuyla anlayan insanların dramıdır.

Bunları da okumak isteyebilirsin Diğer içerikler

4 Yorum

  1. anonim kişilik diyor ki

    Ne kadar ayıp bir üslubunuz var Batılılaşmayı poposuyla anlayan insanların dramıdır. Sana ne kardeşim cadılar bayramını kutlamışım, kutlamamışım. Sana ne??? Sen kendi işine bakarsın olur, biter, ben o akşam eğlenmişim sana nee??? Sen kendi işine bak.
    Yani anlamıyorum cadılar bayramı vesilesiyle o akşam eğlenmişim, keyfim yerine gelmiş, arkadaşlarımla eğlenceli ve değişik bi vakit geçirmişim batıyor mu bi tarafına.
    Ne kadar tahammülsüzsün.

  2. Onur diyor ki

    Üslubümda bir sorun görmüyorum, en azından bir üslubu ayıplayıp birkaç cümle sonra da “batıyor mu bi tarafına” diyerek kendimle çelişmiyorum! Yazı araştırma ve yorumdan oluşuyor. Yorumlar eleştirileri de içinde barındırababilir. Eleştiri hoşunuza gitmiyorsa sadece ansiklopedi okursunuz olur biter!

  3. anonim diyor ki

    Bence bakış açınız çok yanlış ve korkunç. İnsanlar eğlence arıyor kendilerine bu da bir vesile oluyor yani gerçekten size ne? Ayrıca bunun yanlış batılılaşma ile bir ilgisi yok tamamen eğlence arayışından doğan bir şey. Kendi bayramlarımızı tamamen unutup batılıların bayramlarını kullansaydık yanlış batılılaşma bu olurdu.

    1. Onur diyor ki

      Bakış açımı yanlış bulmanız en tabii hakkınız. Bu konuda neler düşündüğümü sebepleriyle ve geçmişiyle birlikte ortaya koyuyorum. Sadece eğlence açısından konuya bakmak da bana göre yanlış. Zira avcılık da eğlence kaynaklıdır fakat “gereksiz” avlanan canlılara yapılanlar korkunçtur. Konuya dönersek asıl korkunç olan, halkın kültüründen uzak geleneklere “bilinçsiz” bir şekilde sahip çıkmasıdır. Bu süreç Avrupa’ya gönderilen ilk elçilerle başlamıştır. Günümüzde ise hala sürmektedir. Maalesef batılılaşma konusunda bakış açınız başlangıç olarak hatalı olduğu için (kanımda) bu konudaki değerlendirmeleriniz şaşırtıcı değil.

Bu konuda söyleyecek bir şeylerin olmalı

E-posta adresiniz yayımlanmayacak.