Cadılar Bayramı “Halloween” Dedikleri

1 1.391

Yeni yazıları kaçırmamak için abone ol

Tarihi birkaç bin yıl öncesine dayanan Cadılar Bayramı (Halloween) ne gariptir ki Türkiye’de de gittikçe popülerleşiyor. Bana göre Türkiye’de kutlanması kültür aşınmasının ve yanlış Batılılaşmanın bir örneği olan Cadılar Bayramı‘nın tarihçesini merak ettim ve notlarımı bu blog yazısında topladım.

Günümüzde İrlanda olarak bilinen topraklarda ortaya çıkan ve bir pagan kutlaması olan Cadılar Bayramı, ilk olarak İrlanda Keltleri tarafından Samhain adıyla kutlanmaya başladı. Eski İrlanda dilinde “güz sonu” anlamına gelen Samhain kelimesinin cadılarla da bir ilişkisi bulunmuyordu. Her ne kadar kutlamadaki temel amaç, ölüm tanrısı olan Saman’ı şereflendirmek olsa da 31 Ekim‘in yazın son günü olarak kabul edilmesi nedeniyle Kelter bugünü kutluyorlardı. Bu arada, Keltler’in kimler olduğunu hatırlatmamız gerekirse, Orta Çağ ve öncesini konu alan filmlerde Kuzey Avrupa bölgesinde yaşayan vahşi ve savaşçı kavimler olduklarını hatırlayabiliriz. Günümüzdeki Kuzey İrlanda, Galler, İskoçya ve İrlanda Kelt kökenli ülkelerdir.

Cadılar Bayramı temsili görsel

Gelelim bayramın detaylarına… Keltler’deki inanca göre 31 Ekim gecesinde ölülerin ruhları ve periler bulundukları yerden çıkarlar. Ölülerin ve perilerin dışarı çıkmasıyla birlikte; her biri farklı alemlerde bulunan ölmüşler, periler ve canlılar olabilecek en yakın noktaya geliyorlardı. Ruhlar arasında kötü amaçlı olanların da yer alma ihtimali nedeniyle Keltler, kendilerini koruma ihtiyacı hissettiler. Bu nedenle insanlar kötü niyetli ruhları ve perileri korkutmak için korkutucu kıyafetler giyip, yine korkutu makyajlar yapıp çeşitli yerlerine hayvan derisi ya da başı geçiriyorlardı. Daha sonra Kelt rahipleri önderliğinde ve oldukça gürültülü bir şekilde meşe ağaçlarından meydana getirilen kutsal bir alana hep birlikte gidiliyordu. Böylece ruhsal arasında insan bedenine girmek isteyenler uzaklaştırılıyordu.

Hristiyanlık Döneminde Cadılar Bayramı

1. asırda Romalılar, Kelt topraklarını işgal ettiklerinde bu geleneği yasakladılar. Ancak halk, benimsediği bu geleneği bırakmadı ve gelenek Cadılar Bayramı (Halloween) adıyla Hristiyanlık döneminde de varlığını sürdürdü.

Yüzyıllar boyunca süren bu gelenekten kurtulmak isteyen Vatikan, MS 600’lü yıllarda Papa 1. Gregory tarafından gönderilen bir heyetle Keltler’in bu geleneklerine istedilerse de başarılı olamadılar. Yaklaşık 300 yıllık bir değişim hareketinin ardından Kilise, Samhain (aslında bir çeşit şeytan olduğuna inanılır) kutlamalarını kaldırıp, 1 Kasım’da kutlanmak üzere Azizler Günü‘nü ilan etti. Hristiyan dinine ait motiflerin ve inançların yer aldığı Azizler Günü’nün ertesi günü yani 2 Kasım da Tüm Ruhlar Günü olarak ilan edildi. Vatikan kaş yapayım derken göz çıkarmış ve Keltler’in kutlamasını yok etmek isterken, aslında Samhain Kutlamaları’nın Cadılar Bayramı’na dönüşmesine ve hatta birbiriyle ilişkilendirilmesine neden olmuştu.

Örnek Cadılar Bayramı kostümü

19. yüzyılda İskoçya ve İrlanda’dan ABD’ye göç eden topluluklar beraberlerinde bu geleneklerini de getirerek “Pagan Ruhlar Festivali“ni dirilttiler ve Cadılar Bayramı adıyla yaşamaya başladılar. ABD’de popüler olan hemen her şeyin dünyada da popüler olmasından olsa gerek günümüzde Keltlerle ilişiği olsa da olmasa da pek çok ülkede Cadılar Bayramı kutlanıyor.

Türkiye’de Kutlanması Garip

Keltler, yüzlerce yıl önce Balkanlar üzerinden Türkiye coğrafyasına gelmiş olsalar da cidd bir varlık gösteremediler. Ancak her geçen gün daha ilgi çekici hale getirilerek kimi organizasyonlar ve aktivitelerle Cadılar Bayramı’nın kutlanması bana biraz komik geliyor. Ben bunu yanlış Batılılaşmanın bir parçası olarak görüyorum. Bugün İngiltere’de yaşamama rağmen Cadılar Bayramı’nı kutlamak için bir sebep göremiyorum. Hatta bazı abartılı Cadılar Bayramı nesneleri nedeniyle itici bulduğumu bile söyleyebilirim.

E-posta bültenine abone ol
E-posta bültenine abone ol
E-posta bültenine abone ol ve aramıza katıl, yeni içerikleri kaçırma!
İstediğin zaman abonelikten çıkabilirsin.
1 yorum
  1. Onur diyor ki

    Bakış açımı yanlış bulmanız en tabii hakkınız. Bu konuda neler düşündüğümü sebepleriyle ve geçmişiyle birlikte ortaya koyuyorum. Sadece eğlence açısından konuya bakmak da bana göre yanlış. Zira avcılık da eğlence kaynaklıdır fakat “gereksiz” avlanan canlılara yapılanlar korkunçtur. Konuya dönersek asıl korkunç olan, halkın kültüründen uzak geleneklere “bilinçsiz” bir şekilde sahip çıkmasıdır. Bu süreç Avrupa’ya gönderilen ilk elçilerle başlamıştır. Günümüzde ise hala sürmektedir. Maalesef batılılaşma konusunda bakış açınız başlangıç olarak hatalı olduğu için (kanımda) bu konudaki değerlendirmeleriniz şaşırtıcı değil.

Bu konuda söyleyecek bir şeylerin olmalı

E-posta adresiniz yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.