Avrupa Barış’ı Kovdu

0
Like
Like Love Haha Wow Sad Angry

Türkiye 2016 Avrupa Futbol Şampiyonası’na da ev sahipliği yapamayacak. Bu cümledeki bağlacın sebebi ise, 3. kez aday oluşumuz ve yine kaybedişimiz.

Önceki 2 adaylığımıza göre 2016 için çok daha iyi bir proje hazırlanmıştı. O kadar ki, ev sahibi için en büyük rakip Fransa’daki bazı medya kuruluşları dahi Türkiye’nin favori olduğunu düşünüyordu. Fransa’nın bu organizasyonu 1960 ve 1984 yıllarında düzenlemiş olması da lehimize bir durumdu. Zira UEFA, tüm Avrupayı kucaklayan ve futbolu Avrupa’nın her noktasında sevdirmeyi ilke edinmiş bir kurumdu. Biz Avrupalı olmadığımız için aslında UEFA’yı da suçlamamak gerek.

UEFA’nın başında bulunan Fransız Platini’nin Sarkozy’yi delegelerle birebir tanıştırması, Abdullah Gül’ü ise bu konuda boşlamasıyla başladı “demokratik seçim” süreci. İlk turda İtayla elendi ve Fransa ile finale kaldık. 7-6’lık bir oylama sonucunda da Fransa EURO 2016 için ev sahipliği hakkını kazanmış oldu.

2016 yılına kadar ulaşımdan, stat yapımına kadar birçok alanda gerçekleşecek modern yapılanma ise en büyük kazancımız. EURO 2016 için ev sahipliği yapmış olsaydık, bu yatırımlarımızın karşılığı hem turizm hem de ülke prestiji olarak da alacaktık. Bence zararı yok, bazen araçlar amaçlardan daha iyi sonuç verir.

EURO 2016 için hazırlanan sunumda yer alan “Barış” isimli Türk gencinin, Avrupalı bir ailenin kapısını çalması ve ülkemizi tanıtması güzel bir kompozisyondu. Avrupa Birliği kapılarında dolaşmamızla da uyumlu olması ironik bir durum ortaya koymadı değil. Barış bizi tanıttı ve sunuma göre Avrupalı aile etkilendi. Ancak oy verecek delegeler neyden ne kadar etkileneceklerini zaten biliyorlardı. Ayrıca oy kullanacak 13 delegeden biri İsrailli ve biri de Kıbrıs Rum Kesimi’ndendi.

Bu yorumlar çok basit ve seviyesiz görünebilir ki ben de buna katılıyorum ancak; seviyesiz ve iki yüzlü demokrasi şarlatanı Avrupayı değerlendirmek için çok söze gerek yok. Bir şeye aday olup da 3. kez kaybediyorsanız bunun adı her yerde hüsrandır. 1 oy farkla kaçırmamızı başarı olarak görenlerin de bir an önce kafalarındaki çıtayı yükseltmeleri lazım.

Sonuç olarak platformlar ve organizasyonlar farklı ancak Avrupa’dan kovulan yine Türk Barış’ı!

Bunları da okumak isteyebilirsin Diğer içerikler

Bu konuda söyleyecek bir şeylerin olmalı

E-posta adresiniz yayımlanmayacak.