<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?> <rss
version="2.0"
xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
> <channel><title>Onur Şendere&#039;nin not defteri &#187; İskender Pala</title> <atom:link href="http://www.onursendere.com/tag/iskender-pala/feed" rel="self" type="application/rss+xml" /><link>http://www.onursendere.com</link> <description>Onur Şendere&#039;nin not defteri</description> <lastBuildDate>Sat, 28 Jan 2012 08:38:36 +0000</lastBuildDate> <language>en</language> <sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod> <sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency> <generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator> <item><title>Nakkaşhane ile Zindan</title><link>http://www.onursendere.com/nakkashane-ile-zindan.html</link> <comments>http://www.onursendere.com/nakkashane-ile-zindan.html#comments</comments> <pubDate>Mon, 13 Apr 2009 13:37:52 +0000</pubDate> <dc:creator>Onur</dc:creator> <category><![CDATA[Günlük]]></category> <category><![CDATA[Babil'de Ölüm İstanbul'da Aşk]]></category> <category><![CDATA[İskender Pala]]></category> <guid
isPermaLink="false">http://www.onursendere.com/?p=21</guid> <description><![CDATA[Aynı eşyalar kullanıldığı, aynı işler yapıldığı hâlde bir nakkaşhane ile bir zindan arasında ne büyük fark vardı. Birinde insan yaratılışının en estetik boyutta güzellik anlayışına kapı aralanıyor, diğerinde insan ruhunun en ziyade kıskaca alan insanlık dışı tavırlar sergileniyordu. Bir falçata yahut bir iğne, burada güzellikler yaratırken, orada acı veriyordu. Burada ]]></description> <content:encoded><![CDATA[<p
style="text-align: center;"><img
class="size-full wp-image-22 aligncenter" title="nakkaşhane ve zindan" src="http://www.onursendere.com/wp-content/uploads/2009/04/5936196-md.jpg" alt="nakkaşhane ve zindan" width="435" height="435" /></p><p
style="text-align: center;"><p
style="text-align: left;">Aynı eşyalar kullanıldığı, aynı işler yapıldığı hâlde bir nakkaşhane ile bir zindan arasında ne büyük fark vardı. Birinde insan yaratılışının en estetik boyutta güzellik anlayışına kapı aralanıyor, diğerinde insan ruhunun en ziyade kıskaca alan insanlık dışı tavırlar sergileniyordu. Bir falçata yahut bir iğne, burada güzellikler yaratırken, orada acı veriyordu. Burada bıçaklar güzelliği tıraş ediyor, orada güzel boyunlardan kan akıtıyordu. Orada aynı çengelleri kullananlara cellât, burada sanatçı deniyordu. <em>İnsanın bir niyet ve düşünce ile anlam kazandığını düşündüm. Demek ki insanlar niyetlerine göre iyi veya kötü, güzel veya çirkin olabiliyorlar, eşyaya bakış açıları da buna göre oluşuyordu</em>. Ruhlarını şeytana satanlar ile Rahman&#8217;a adayanlar da işte bu ince çizgi ile birbirinden ayrılıyordu. Birileri zamanı çoğaltıyor, diğerleri harcayıp tüketiyordu çünkü. Birileri iyi şeylerle hayata anlama katarken, diğerleri hayatın kötülüklerine tapıyordu.</p><p
style="text-align: center;"><strong>İskender PALA &#8211; Babil&#8217;de Ölüm İstanbul&#8217;da Aşk romanından</strong></p><p
style="text-align: center;">Fotoğraf: <a
href="http://www.photoforum.ru/user/16007/index.en.html" target="_blank">Wojtek Aleksandrowicz </a></p> ]]></content:encoded> <wfw:commentRss>http://www.onursendere.com/nakkashane-ile-zindan.html/feed</wfw:commentRss> <slash:comments>0</slash:comments> </item> </channel> </rss>
