Siz söylediniz ben yaptım – “Ücretsiz Sarıl”

Kategori Ciddi Ciddi, Kültür

Öncelikle konuyu bilmeyen arkadaşlar bir önceki yazı olan “Siz söyleyin ben deneyeyim”i lütfen okusunlar. Çünkü bu yazımız tamamen onunla ve yorumlar kısmındaki Fatih’in fikriyle ilgili.

Kararlaştırdığımız üzere bir kartona “Ücretsiz Sarıl” yazıp, kendimizi caddelere atacaktık. Kolları sıvamadan önce Tayyip Başkan’ın yöntemiyle Youtube’a girip “free hugs” başlıklı videoyu izledim. Biraz da Türk sitelerinde araştırma yaptım. Kafamda az çok bir şeyler canlandı. Neyse efendim, arkadaşım Aykut’la Tunalı Hilmi Caddesi’nde buluşup, en yakın kırtasiyeye gittik. Mukavvamızı aldık ve “Ücretsiz Sarıl” şeklinde yazımızı yazdık.

~ Aykut da hazır  :-) ~

Bu noktada free hugs yazmayı da düşündük ancak toplumun belli bir kesimini direk elemiş olacağımız için sağlıklı bir ölçmenin gerçekleşmeyeceğini düşündük. Herkesin sloganımızı anlamasını istedik. Olası olumsuz tepkilerin şiddete dönüşme olasılığı hesaplayıp, Tunalı Hilmi gibi nezih bir caddeyi seçtik.

Önce Karum Alışveriş merkezinin önüne gittik ancak güvenlik görevlisi bölgenin özel mülkiyet olduğunu söyleyip bizi uzaklaştırdı. Maalesef haklıydı da.

Tunalı Hilmi’ye döndük ve başladık. Yazıyı dönüşümlü tutacaktık ve ilk ben başladım. Aldığım ilk tepki bir bayanın “-sana mı?” demesi oldu. :-) Bu Aykut’un ve çevre esnafın çok hoşuna gitti. Ben de 2-3 gündür bunu düşünüyordum, insanlar bana mı yoksa kartona falan mı sarılacaklardı?! :-)

Neyse efendim kimileri görmezlikten geliyordu, kimileri de kikir kikir gülüp geçiyorlardı :-) Bazıları da sadece gözleriyle sarılıyordu. Bu sırada yanımızdaki optikten bir gülme sesleri geliyordu ki sormayın gitsin. Bu sırada Aykut esnaflarla kaynaşmış. Neredeyse sponsorluk anlaşması imzalayacaktık.  Derken efendim bana bir kişi sarışmış oldu. Daha sonra Aykut aldı yazıyı eline. O masum yüzüyle attı kendini beton sahalara . :-) 10 saniye geçmeden bir amca öyle bir sarıldı ki! Belki de 20-25 yıldır görmediği bir oğlu vardı ve onun siluetini Aykut’ta görmüştü. Aykut’a birkaç kişi daha sarıldı. Bu şekilde sırayla yazıyı tutmayı sürdürdük.

Her olanı anlatırsam yazı okunmayacak kadar uzun olacağı için genel olarak yaşananlardan bahsetsem daha doğru olacak sanırım. Efendim toplumuz genel olarak birbirine ön yargı ile yaklaşıyor. Kendimi atıyorum sokağa ve ücretsiz sarıl diyorum hala “-eee mantık ne?” “-eee amaç ne?” gibi onlarca soruyla karşılaşıyorum. Kimisi de sarılmak istiyor ama “neme lazım” diyor. Orada yazıyı tutan herkes bunu rahatlıkla anlar. Özellikle bayanlar olayın mantığı sorgulayıp durdular. Sarılan insanlar genellikle orta ve üst yaşlara sahiplerdi. Yani amcalar, teyzeler. Söylemeden geçemeyeceğim Aykut’a güzel bir bayan da sarıldı hani! :-) Bana ise daha çok garip insanlar denk geldi. Hatta genç bir bayan aklı sıra laf sokmak istediği için midir bilinmez, “ihtiyacınız mı vardı?” diye bir soru bile yöneltti. Tabii ki gülümsedim, gülümsüyorum da. Zira, kanımca kendisine hep ihtiyaç duyulduğunsa sarılmışlar. Benden yaş olarak 8-9 yaş büyük bir bayan da “sakalın olmasaydı sarılırdım” dedi. Ne varsa sakalımda. Keçi sakallılara sarılmayın diye bir kanun mu var? :-) Derken iki türbanlı bayan yanımdan geçerlerken bir “tövbe tövbe” çektiler ki kötü yola düştüm falan sandım. Ancak en çok duyduğumuz söz “manyak mı bunlar?” oldu.

İnsanlarda bir tedirginlik hâkim. Zaten “desinlere” yaşıyoruz. Dışarı çıkmak için giydiğimiz gömlekten, sürdüğümüz ruja kadar “o ne der? Bu ne der” lere göre kendimizi şekillendiriyoruz. Çocuklarımızı da bu şekilde yetiştiriyor, eşimizi, sevgilimizi ve çevremizi de buna paralel şekilde yönlendiriyoruz.

Ülkemizde bir durum daima vardır. Genelde her şey kötü gider. Ancak hep bir umut, her zaman birinin çıkıp tüm kötü giden şeyleri kurtarmasını beklemek vardır bizde.  Burada da onu gördük. Hayatımda kesinlikle unutamayacağım bir şeydi bu.

Bilmiyorum, bazı okurlarım bunu bir gelişme değil de yozlaşma olarak da görebilir ancak şimdiden katılmadığımı söylemeliyim. Bir çift geldi uzaktan. Elleri sımsıkı birbirine kenetlenmişti. Ve gelip ikisi de aynı anda sarıldılar. Hemen altta gördüğünüz fotoğraftaki anlam o kadar çok şey anlatıyor ki…

Artık insanlarımızın birbirinden kuşkulanmadan ve birbirini kuşkulandırmayacak şekilde yaşamaları gerekmiyor mu?

“Ücretsiz Sarıl” etkinliğimize dair en anlamlı fotoğrafları seçip aşağıya koydum. Zira buraya koyamayacağım ve birbirine benzer çok fotoğraf var. Yeterli teknik ekipmana sahip olmadığımız için özellikle video anlamında elimizde pek bir veri yok. 2-3 dakikalık bir videoyu birkaç güne kadar koyacağım. Sanıyorum bu olay Türkiye’de ilk defa yapıldı. Okuduğuma göre bir grup yine Ankara’da toplanıp buna benzer bir şey yapmışlar ancak biraz farklı olmuş. Birçok eksikliğe rağmen eğlenceli, kısmen bilimsel ve samimiyet dolu bir gün geçirdik.

~ Otobüsün camlarına dikkat :-) ~

ücretsiz sarıl

~ Hanımefendinin Aykut’a “sana mı? diye sorduktan sonraki hali  :-) ~

ücretsiz sarıl

~Gözüyle sarılıp geçenlerden :-) ~

ücretsiz sarıl

~ Yıllar olmuş gibi değil mi?  :-) ~

ücretsiz sarıl

~ İlk sarılan kişi. Acaba Aykut’un babas mı dedim içimden :-) ~

ücretsiz sarıl

~ Koşa koşa geldi teyzem :-) ~

ücretsiz sarıl

~ Eee içimizi ısıtalım artık  :-) ~