<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Onur Şendere&#039;nin not defteri</title>
	<atom:link href="http://www.onursendere.com/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.onursendere.com</link>
	<description>Onur Şendere&#039;nin not defteri</description>
	<lastBuildDate>Thu, 11 Mar 2010 12:31:11 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>1 Günlük İstanbul</title>
		<link>http://www.onursendere.com/1-gunluk-istanbul.html</link>
		<comments>http://www.onursendere.com/1-gunluk-istanbul.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 11 Mar 2010 10:12:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Onur</dc:creator>
				<category><![CDATA[Günlük]]></category>
		<category><![CDATA[Beşiktaş]]></category>
		<category><![CDATA[Beşiktaş Vapuru]]></category>
		<category><![CDATA[Fatih Ekspresi]]></category>
		<category><![CDATA[Harbiye]]></category>
		<category><![CDATA[Haydarpaşa]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Kadıköy İskelesi]]></category>
		<category><![CDATA[Pamukova tren kazası]]></category>
		<category><![CDATA[Pendik İstasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[TCDD]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.onursendere.com/?p=874</guid>
		<description><![CDATA[2 günde yaklaşık 10 saat uyumanın ve son 3 gündür çalışmanın verdiği yorgunlukla attım kendimi Fatih Ekspresi&#8217;ne. Tren yolculuğunu otobüs yolculuğundan daha çok seviyorum. Çünkü trende yolculuk etmek otobüsle yolculuk etmekten çok daha rahat. Evet otobüs daha çabuk geliyor ama nasıl olsa ölü zamanda geldiğim için bu o kadar da ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family: verdana, geneva;">2 günde yaklaşık 10 saat uyumanın ve son 3 gündür çalışmanın verdiği yorgunlukla attım kendimi Fatih Ekspresi&#8217;ne. Tren yolculuğunu otobüs yolculuğundan daha çok seviyorum. Çünkü trende yolculuk etmek otobüsle yolculuk etmekten çok daha rahat. Evet otobüs daha çabuk geliyor ama nasıl olsa ölü zamanda geldiğim için bu o kadar da mühim değil. Bu arada ölü zamandan kastım, 23:30 da binip 7:40 gibi Haydarpaşa&#8217;da oluyorum. Otobüsün kalkış saatinin aynı olduğunu düşünürsek gelişim 5 gibi bir vakitte olacak. Ama saat 5&#8242;te Esenler&#8217;de olmanın nasıl bir cazibesi olabilir ki. Daha da kötüsü o saatten sonra trafiğe çıkmakla uğraşmak çekilecek şey olmasa gerek&#8230;</span></p>
<p><span style="font-family: verdana, geneva;">Dediğim gibi iş çıkışı, 23:30 Ankara-Haydarpaşa seferini yapan Fatih Ekspresi&#8217;nin yolunu tuttum ve 1 numaralı vagona bindim. Uçaklardaki mantığın aksine 1 numaralı vagon trenin en kötü vagonuydu :) Zira 3 numaralı vagondan trene bindim ve 1 numaraya kadar yürüdüm. Koltuklar, hava sıcaklığı, gittikçe değişiyordu. Sabah üstümde sadece t-shirtle oturmama sebep olacak vagonuma geldim. Bir süre sonra tren hareket edince hafiften tırsmama sebep olan o parıltılar dikkatimi çekti. Lokomotifin paralelinde sanki flaşlar patlıyordu. O sırada aklıma birkaç eski tren kazası geldi. Görgü tanıkları muhabire genellikle şunları demişlerdi: &#8220;Bizim vagonda pek bir şey yok ama ön vagonlarda ağır hasarlar var&#8230;&#8221; HÖNK! Yanımdan geçen TCDD görevlilerinin yüz ifadelerinden bir şeyler sezmeye çalışıyorum ki kimsenin oralı bile olmadığını, bu flaşların (daha doğru her neyselerin) sıradan olduğunu düşünmeye başladım. Duamı da eksik etmedim tabii :)</span></p>
<p><span style="font-family: verdana, geneva;">Yorgunluğumdan uzaklaşmak ve uykuya dalmak için her ne kadar hiçbir şeye ihtiyacım olmasa da Farid Farjad&#8217;ın kemanına hayır diyemezdim. Uyandığımda saat 2:54 idi. Hatırlamam gereken birçok şeyde zorlanırken bu tip anlık olguları hatırlamam daha kolay oluyor. Saat 2:54 ve telefonun hücresel yayını bulunduğumuz yerin adının &#8220;Pamukova&#8221; olduğunu yazıyordu. Ne! Pamukova mı?! Trene binerken dikkatimi çeken flaşlar yine gözümün önüne geldi. Hatta birkaç saniye sonra gözümün önünde belirdi. Neyse ki tüm bu denk gelişlerin herhangi bir kötü durumun habercisi olmadı. Yine uykuya daldım ve tren Pendik İstasyonu&#8217;ndan geçerken uyandım. Kartal, Bostancı ve Haydarpaşa&#8230;</span></p>
<p><span style="font-family: verdana, geneva;">Bu kez o güzel binanın içine girmeden kestirmeden Kadıköy İskelesi&#8217;ne doğru yola koyuldum. Yolun ayaklarda kısa süreli bir şişmeye sebep olduğunu herkes bilir, ama bilmek ile hissetmek farklıdır. Ve konu ayak şişkinliğinden kaynaklanan bir ayakkabı sıkması ise canınız yanar. Ankara&#8217;da olmayan deniz, martı seslerinden birkaç parça kopararak 8:15 Beşiktaş Vapuru&#8217;na yetiştim. Güverteye oturup, martılara simit ve &#8220;Çizi&#8221; veren insanları görünce bir kere daha anladım ki, denizi olan şehrin günlük yaşam kültürleri ile mat bir havaya, binalara ve insanlara sahip bir şehrin kültürü arasında çok büyük farklar var. </span></p>
<p style="text-align: center;"><em><span style="font-size: medium;"><cite title="İstanbul gibi bir şehirde yaşamalıyım...">İstanbul gibi bir şehirde yaşamalıyım&#8230;</cite></span></em></p>
<p style="text-align: center;"><em><a href="http://www.onursendere.com/wp-content/uploads/2010/03/Beşiktaş-Vapuru.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-875" title="Beşiktaş Vapuru" src="http://www.onursendere.com/wp-content/uploads/2010/03/Beşiktaş-Vapuru.jpg" alt="" width="560" height="420" /></a><span style="font-family: verdana, geneva;"><br />
</span></em></p>
<p><span style="font-family: verdana, geneva;">Beşiktaş&#8217;a geldiğimde, meydanın yanında beni beklediğini bildiğim o güzel kızın yayına gittim. Ve gitmek fiilinin adı gelmek oldu! </span></p>
<p><span style="font-family: verdana, geneva;">Eşyalarımızı arabaya bırakıp metronun yolunu tutup Harbiye&#8217;ye, iş yerinin olduğu semte geldik. Güzel ve özlem kelimesindeki &#8220;m, e, l, z ve ö&#8221;  harflerinin sırayla silinmesini sağlayan kahvaltımızı yaptık. O güzel kızı ofisine bıraktım. Ve şu anda sadece 5 dakikalık bir uzaklıkta&#8230;</span></p>
<p><span style="font-family: verdana, geneva;">Evin dışında ve hayatımdan bir kesitin ilk kez bu kadar çok yer aldığı bu yazıyı bitirmem gerekiyor. Çünkü o hoş bayanı yemeğe çıkarmak için kalkmalıyım&#8230;</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.onursendere.com/1-gunluk-istanbul.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İhsan Doğramacı Bilkent Üniversitesi</title>
		<link>http://www.onursendere.com/ihsan-dogramaci-bilkent-universitesi.html</link>
		<comments>http://www.onursendere.com/ihsan-dogramaci-bilkent-universitesi.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 05 Mar 2010 09:43:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Onur</dc:creator>
				<category><![CDATA[Günlük]]></category>
		<category><![CDATA[Bilkent]]></category>
		<category><![CDATA[Bilkent Üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[Bilkent Üniversitesi Senatosu]]></category>
		<category><![CDATA[İhsan Doğramacı Bilkent Üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr. Abdullah Atalar]]></category>
		<category><![CDATA[YÖK]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.onursendere.com/?p=868</guid>
		<description><![CDATA[Tüm Türkiye&#8217;nin Bilkent Üniversitesi hatta sadece Bilkent olarak bildiği, adı uluslararası akademik çevreler tarafından bile işitilmiş eğitim kurumun adının, İhsan Doğramacı Bilkent Üniversitesi olarak değiştirilmesine dair karar, YÖK tarafından onaylandı. İhsan Doğramacı&#8217;nın vefatıyla birlikte Bilkent Senatosu&#8217;nun toplanmasının ardından alınan bu karara YÖK de  tamam dedi. Ayrıca Bilkent&#8217;in rektörlüğüne de Prof. ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family: verdana,geneva;">Tüm Türkiye&#8217;nin Bilkent Üniversitesi hatta sadece Bilkent olarak bildiği, adı uluslararası akademik çevreler tarafından bile işitilmiş eğitim kurumun adının, İhsan Doğramacı Bilkent Üniversitesi olarak değiştirilmesine dair karar, YÖK tarafından onaylandı. İhsan Doğramacı&#8217;nın vefatıyla birlikte Bilkent Senatosu&#8217;nun toplanmasının ardından alınan bu karara YÖK de  tamam dedi. Ayrıca Bilkent&#8217;in rektörlüğüne de Prof. Dr. Abdullah Atalar atandı. Bize de biraz hüzünlü bir şekilde hayırlı olsun demek düşüyor.</span></p>
<p style="text-align: center;">
<img class="size-full wp-image-869  aligncenter" title="İhsan Doğramacı Bilkent Üniversitesi" src="http://www.onursendere.com/wp-content/uploads/2010/03/İhsan-Doğramacı-Bilkent-Üniversitesi.jpg" alt="" width="591" height="443" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.onursendere.com/ihsan-dogramaci-bilkent-universitesi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Blue Jean Dedikleri</title>
		<link>http://www.onursendere.com/blue-jean-dedikleri.html</link>
		<comments>http://www.onursendere.com/blue-jean-dedikleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 04 Mar 2010 23:11:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Onur</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kültür]]></category>
		<category><![CDATA[blue de Genes]]></category>
		<category><![CDATA[blue jean]]></category>
		<category><![CDATA[Bombay]]></category>
		<category><![CDATA[Cenova Mavisi]]></category>
		<category><![CDATA[Davis Jacob]]></category>
		<category><![CDATA[de Nimes]]></category>
		<category><![CDATA[denim]]></category>
		<category><![CDATA[Dongarii Kalesi]]></category>
		<category><![CDATA[dungaree]]></category>
		<category><![CDATA[Fransa]]></category>
		<category><![CDATA[İtalya]]></category>
		<category><![CDATA[jean]]></category>
		<category><![CDATA[kot pantolon]]></category>
		<category><![CDATA[Levi Strauss]]></category>
		<category><![CDATA[Levi's]]></category>
		<category><![CDATA[Nimes]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.onursendere.com/?p=857</guid>
		<description><![CDATA[16. yüzyılda yolları Bombay yakınlarındaki Dongarii Kalesi’ne düşen denizcilerden elleri boş dönmeyenlerin yanlarında, pamuğu kalın ve çivit boyalı bir kumaş türü de bulunuyordu. (İngilizce’de iş tulumlarına &#8220;dungaree&#8221; denir ve bu ismin de Dongarii Kalesi’nin adından gelmektedir.) Denizcilerin yanlarından bulunan bu kumaşın İtalya’nın Cenova yakınlarına geldiği ve buradan da dünyaya yayıldığı ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family: verdana,geneva;">16. yüzyılda yolları Bombay yakınlarındaki Dongarii Kalesi’ne düşen denizcilerden elleri boş dönmeyenlerin yanlarında, pamuğu kalın ve çivit boyalı bir kumaş türü de bulunuyordu. (İngilizce’de iş tulumlarına <em>&#8220;dungaree</em>&#8221; denir ve bu ismin de Dongarii Kalesi’nin adından gelmektedir.) Denizcilerin yanlarından bulunan bu kumaşın İtalya’nın Cenova yakınlarına geldiği ve buradan da dünyaya yayıldığı düşünülmektedir. Bu üretimin neticesinden ortaya <em>&#8220;bleu de Genes&#8221;</em> (Cenova mavisi) adı ortaya çıkar. Daha yakın ismiyle “<strong><em>blue jean</em></strong>”.</span></p>
<p style="text-align: center;"><img class="size-full wp-image-858 aligncenter" title="Blue Jean Dedikleri" src="http://www.onursendere.com/wp-content/uploads/2010/03/2274859964_12b11fdc2a_o.jpg" alt="" width="495" height="288" /><small></small></p>
<p style="text-align: center;"><small>Görsel: <a rel="nofollow external" href="http://www.flickr.com/photos/albertof/2274859964/" target="_blank">Alberto_F</a> | Creative Commons lisansı ile  yayımlanmıştır.</small></p>
<p style="text-align: center;"><small></small></p>
<p style="text-align: left;"><span style="font-family: verdana,geneva;">Diğer yandan üretim yeri orası olmamasına rağmen adını Fransa’nın Nimes limanından alan serde de Nimes kumaşı vardı. Bazen aynı şekilde fakat farklı yerlerde üretilen kumaş türüne de “<em>de Nimes”</em> deniyordu. Ayrıca tarihçiler, argaç ve arış olarak iki farklı ipliğin kullanıldığını belirtiler. “<em><strong>Denim</strong></em>” kumaşındaysa biri mavi diğeri de beyaz olmak üzere iki iplik kullanılmıştır.</span></p>
<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter size-full wp-image-861" title="Blue Jean Dedikleri" src="http://www.onursendere.com/wp-content/uploads/2010/03/312312.jpg" alt="" width="500" height="333" /><small></small></p>
<p style="text-align: center;"><small>Görsel: <a rel="nofollow external" href="http://www.flickr.com/photos/suttonhoo22/" target="_blank">suttonhoo</a> | Creative Commons lisansı ile  yayımlanmıştır.</small></p>
<p><span style="font-family: verdana,geneva;">Daha sonra “jean” kelimesi pantolonun modelini tanımlamak için kullanıldı. Bu pantolonların en gözle görülür özellikleri,  bol, giyimleri rahat ve daha çok cepli pantolonlardı. Jean yapımında öne çıkan kumaş içinse “denim” kelimesi daha çok telaffuz edilir oldu. </span></p>
<p><span style="font-family: verdana,geneva;">Peki, Jean’in bir pantolon modeli olarak tanımamızı kim sağladı dersiniz?  Tabii ki “altına hücum” döneminde San Fransisco’ya giden ve bir kuru gıda dükkânı açan Alman göçmenlerinden <strong><em>Levi Strauss</em></strong>. Levi’nin müşterilerinden terzi Jacob Davis, iş tulumlarının belli yerlerinde yırtılmaları kapatmak için bakır perçin ekleme düşüncesini uyguladı.  Muhabbetleri çok koyu bir kıvama gelmiş olacak ki, Davis, Strauss’a ortaklık teklifinde bulundu. Bu ortaklığın ürünlerinden olan “iş tulumları” işçiler arasından oldukça popüler hale geldi. Fakat işler pek de yolunda gitmedi. Her ne kadar bu ürünlerde kullanılan çadır bezi aşınma yapmış ve küçük bir hüsran yaşanmış olsa da aynı pantolonun “denim” ile üretilmesinin ardından, bizlerin “kot pantolonu” tanımasına kadar varan bir süreç başladı.</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.onursendere.com/blue-jean-dedikleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Eski Dostlara &#8220;Yeni Rakı&#8221; Yakışır</title>
		<link>http://www.onursendere.com/eski-dostlara-yeni-raki-yakisir.html</link>
		<comments>http://www.onursendere.com/eski-dostlara-yeni-raki-yakisir.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 30 Jan 2010 11:24:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Onur</dc:creator>
				<category><![CDATA[Günlük]]></category>
		<category><![CDATA[yeni rakı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.onursendere.com/?p=848</guid>
		<description><![CDATA[not: bu yazı 18 yaşından küçüklerin gelişim süreçleri açısından sakınca yaratabilir.

Nasıl herkesle oturup içilmezse, öyle her içki de içilmez. İçeceksen Rakı içeceksin, rakının da “YENİ”sini…

Bırakalım bir süreliğine alafranga yönlerimizi. Oturalım şöyle Ege’de bir köy evinin bahçesindeki tahta sandalyeye. Usulca dışarı taşmış masa örtüsündeki desenleri incelerken sen, güzel bir kız, her ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #333333;"><span style="font-family: verdana,geneva;"><em><span style="font-family: arial,helvetica,sans-serif;"><span style="color: #ff0000;">not</span>: bu yazı 18 yaşından küçüklerin gelişim süreçleri açısından sakınca yaratabilir.</span><br />
</em></span></span></p>
<p><span style="color: #333333;"><span style="font-family: verdana,geneva;">Nasıl herkesle oturup içilmezse, öyle her içki de içilmez. İçeceksen Rakı içeceksin, rakının da “YENİ”sini…</span></span></p>
<p><center><div id="attachment_849" class="wp-caption aligncenter" style="width: 510px"><img class="size-full wp-image-849" title="Yeni Rakı" src="http://www.onursendere.com/wp-content/uploads/2010/01/Yeni-Rakı.jpg" alt="" width="500" height="333" /><p class="wp-caption-text">Görsel: skygod | Creative Commons lisansı ile yayımlanmıştır.</p></div></center></p>
<p><span style="color: #333333;"><span style="font-family: verdana,geneva;">Bırakalım bir süreliğine alafranga yönlerimizi. Oturalım şöyle Ege’de bir köy evinin bahçesindeki tahta sandalyeye. Usulca dışarı taşmış masa örtüsündeki desenleri incelerken sen, güzel bir kız, her şeyin tamam olduğunu gösteren kavunu getirivermiş olsun. Zeki Müren’in o kaşmir sesiyle söylediği “Gözlerin Doğuyor Gecelerime” çalarken, bahçenin kıskanç cırcır böcekleri de varsın akıllarınca vokal yapmaya çalışsınlar. Masanın ortasında oturan dostun rakıları doldururken ince uzun bardaklara, sen de sıcak ellerinle buzları ekleyiver. Madem oturduk bu dost meclisine, artık içelim arkadaş…</span></span></p>
<blockquote><p><span style="font-size: medium;"><span style="font-family: book antiqua,palatino;"><em><span style="color: #333333;">Ne de olsa “eski dostlara Yeni Rakı yakışır.”</span></em></span></span></p></blockquote>
<p><span style="color: #333333;"><span style="font-family: verdana,geneva;"><strong>&#8220;Gerçek sofralar, gerçek muhabbet&#8230;&#8221; &#8211; Yeni iletişim Devi: <a href="http://yeniiletisimdevi.com/" target="_blank">YENİ RAKI</a></strong><br />
</span></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.onursendere.com/eski-dostlara-yeni-raki-yakisir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Miramax Stüdyoları Kapandı</title>
		<link>http://www.onursendere.com/miramax-studyolari-kapandi.html</link>
		<comments>http://www.onursendere.com/miramax-studyolari-kapandi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 30 Jan 2010 09:44:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Onur</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kültür]]></category>
		<category><![CDATA[Bob Weinstein]]></category>
		<category><![CDATA[Disney]]></category>
		<category><![CDATA[Harvey Weinstein]]></category>
		<category><![CDATA[Miramax]]></category>
		<category><![CDATA[Miriam ve Max]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.onursendere.com/?p=826</guid>
		<description><![CDATA[1979 yılında ünlü yapımcılar Harvey and Bob Weinstein tarafından kurulan ve 1993’te Disney tarafından satın alınan bağımsız filmler şirketi Miramax stüdyolarını kapatma kararı aldı.


Weinstesin kardeşlerin anne ve babalarının isimleri olan “Miriam ve Max” kelimelerinden esinlenilerek adlandırılan şirketin isim hakları Disney’de bulunuyor. Miramax ismini geri almak isteyen kardeşler henüz bu konuda ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #333333;"><span style="font-family: verdana,geneva;">1979 yılında ünlü yapımcılar Harvey and Bob Weinstein tarafından kurulan ve 1993’te Disney tarafından satın alınan bağımsız filmler şirketi Miramax stüdyolarını kapatma kararı aldı.</span></span></p>
<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter size-full wp-image-827" title="Miramax" src="http://www.onursendere.com/wp-content/uploads/2010/01/miramax.png" alt="" width="475" height="267" /><span style="color: #333333;"><span style="font-family: verdana,geneva;"><br />
</span></span></p>
<p>Weinstesin kardeşlerin anne ve babalarının isimleri olan “Miriam ve Max” kelimelerinden esinlenilerek adlandırılan şirketin isim hakları Disney’de bulunuyor. Miramax ismini geri almak isteyen kardeşler henüz bu konuda bir cevap alamamış olsa da Disney, Miramax ismini $1.5 Milyarlık bir ücretle satmaya hazırlanıyor.</p>
<p><span style="color: #333333;"><span style="font-family: verdana,geneva;">Hâlihazırda stüdyo bünyesinde çalışan 80 çalışanın ve yapım sürecindeki filmleri durumları ise belli değil.</span></span></p>
<p><span style="color: #333333;"><span style="font-family: verdana,geneva;">Birçok kült filme imza atan Miramax’ın elinden çıkan bazı filmler:</span></span></p>
<p><center><div id="attachment_828" class="wp-caption aligncenter" style="width: 446px"><img class="size-full wp-image-828    " title="Amelie" src="http://www.onursendere.com/wp-content/uploads/2010/01/amelie.jpg" alt="" width="436" height="327" /><p class="wp-caption-text">Amelie</p></div></p>
<div id="attachment_829" class="wp-caption aligncenter" style="width: 415px"><img class="size-full wp-image-829   " title="Kill Bill" src="http://www.onursendere.com/wp-content/uploads/2010/01/Kill-Bill.jpg" alt="" width="405" height="267" /><p class="wp-caption-text">Kill Bill</p></div>
<div id="attachment_830" class="wp-caption aligncenter" style="width: 399px"><img class="size-full wp-image-830  " title="Life is Beautiful" src="http://www.onursendere.com/wp-content/uploads/2010/01/Life-is-Beautiful.jpg" alt="" width="389" height="259" /><p class="wp-caption-text">Life is Beautiful / Hayat Güzeldir</p></div>
<div id="attachment_831" class="wp-caption aligncenter" style="width: 410px"><img class="size-full wp-image-831   " title="Pulp Fiction" src="http://www.onursendere.com/wp-content/uploads/2010/01/Pulp-Fiction.jpeg" alt="" width="400" height="300" /><p class="wp-caption-text">Pulp Fiction / Ucuz Roman</p></div>
<div id="attachment_832" class="wp-caption aligncenter" style="width: 410px"><img class="size-full wp-image-832" title="No Country for Old Men" src="http://www.onursendere.com/wp-content/uploads/2010/01/No-Country-for-Old-Men.jpg" alt="" width="400" height="292" /><p class="wp-caption-text">No Country for Old Men / İhtiyarlara Yer Yok</p></div>
<p style="text-align: center;"><em><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> </span></em></p>
<p></center></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.onursendere.com/miramax-studyolari-kapandi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bloglar İçin Yeni Bir Sponsorluk Modeli</title>
		<link>http://www.onursendere.com/bloglar-icin-yeni-bir-sponsorluk-modeli.html</link>
		<comments>http://www.onursendere.com/bloglar-icin-yeni-bir-sponsorluk-modeli.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 28 Jan 2010 23:29:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Onur</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilişim - Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[blog yazarlığı]]></category>
		<category><![CDATA[featured]]></category>
		<category><![CDATA[sponsorluk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.onursendere.com/?p=810</guid>
		<description><![CDATA[Her ne kadar bloglar ve blog yazarlığı Türkiye’de istenilen seviyeye gelememiş olsa da kayda değer bir şekilde yol alan örnek bloglar da bulunmuyor değil. Ancak bloglar ve blog yazarları desteklenmedikçe istenilen ivmenin yakalanması oldukça zor.
Ben de naçizane fikrimce bir model sunmak istedim. İnternette yaptığım kısa bir araştırmayla daha önce böyle ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #333333;"><span style="font-family: verdana,geneva;">Her ne kadar bloglar ve blog yazarlığı Türkiye’de istenilen seviyeye gelememiş olsa da kayda değer bir şekilde yol alan örnek bloglar da bulunmuyor değil. Ancak bloglar ve blog yazarları desteklenmedikçe istenilen ivmenin yakalanması oldukça zor.</span></span></p>
<div id="attachment_811" class="wp-caption aligncenter" style="width: 510px"><span style="color: #333333;"><span style="font-family: verdana,geneva;"><img class="size-full wp-image-811 " title="Bloglar İçin Yeni Bir Sponsorluk Modeli" src="http://www.onursendere.com/wp-content/uploads/2010/01/Bloglar-İçin-Yeni-Bir-Sponsorluk-Modeli.jpg" alt="" width="500" height="333" /></span></span><p class="wp-caption-text">Görsel: suzi54241 | Creative Commons lisansı ile yayımlanmıştır.</p></div>
<p><span style="color: #333333;"><span style="font-family: verdana,geneva;">Ben de naçizane fikrimce bir model sunmak istedim. İnternette yaptığım kısa bir araştırmayla daha önce böyle bir model olmadığını da doğrulamaya çalıştım.</span></span></p>
<p><span style="color: #333333;"><span style="font-family: verdana,geneva;">Biliyoruz, şirketlerin cebinden kolay kolay para çıkmaz. Çıkacak olsa da -haklı olarak- elinde veriler olsun isterler. “Yani biz sana destek olacağız ama bakalım sende neler varmış?” sorusu ortaya çıkar.</span></span></p>
<p><span style="color: #333333;"><span style="font-family: verdana,geneva;">Gelin bu beklentiyi geçmişe yönelik değil de geleceğe yönelik konumlandıralım. Yani “biz sana destek olacağız ama öyle para vererek değil. Gezi üzerine bir blogun ya da blogunun bir kategorisi mi var. Ben sana ulaşım sponsoru olacağım ve ayda sana şu kadar ücretsiz bilet sağlayacağım. Sen gideceğin yerlere git ve yazılarını yaz.” dese nasıl olur? Adı geçen şirket o blogun ya da o kategorinin ulaşım sponsoru olmuş olur ve bu bir blog yazarı için ciddi destektir.</span></span></p>
<div id="attachment_812" class="wp-caption aligncenter" style="width: 406px"><span style="color: #333333;"><span style="font-family: verdana,geneva;"><img class="size-full wp-image-812  " title="Bloglar İçin Yeni Bir Sponsorluk Modeli" src="http://www.onursendere.com/wp-content/uploads/2010/01/Bloglar-İçin-Yeni-Bir-Sponsorluk-Modeli2.jpg" alt="" width="396" height="500" /></span></span><p class="wp-caption-text">Görsel: Mike Licht, NotionsCapital.com | Creative Commons lisansı ile yayımlanmıştır.</p></div>
<p><span style="color: #333333;"><span style="font-family: verdana,geneva;">Bu modellemeyi “yazı sponsoru”, “kategori sponsoru” ya da örnekte de olduğu gibi “ulaşım sponsoru” şeklinde adlandırabiliriz. Zaten bu modelin bir örneği “barındırma (hosting) sponsorluğu şeklinde pratikte de yer alıyor.</span></span></p>
<p><span style="color: #333333;"><span style="font-family: verdana,geneva;">Bu modelin blogları ve blog yazarlarını daha aktif ve üretken hale getireceğini düşünüyorum. Hatta benim gibi amatör değil de profesyonel bir internet girişimcisi bu modelden yola çıkarak, “blogları ve şirketleri” bir araya getirecek bir hizmet sitesi oluşturursa pek de güzel olur. Değil mi ?!</span></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.onursendere.com/bloglar-icin-yeni-bir-sponsorluk-modeli.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Avatar, Tüm Zamanların En İyisi</title>
		<link>http://www.onursendere.com/avatar-tum-zamanlarin-en-iyisi.html</link>
		<comments>http://www.onursendere.com/avatar-tum-zamanlarin-en-iyisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 27 Jan 2010 09:29:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Onur</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kültür]]></category>
		<category><![CDATA[avatar]]></category>
		<category><![CDATA[James Cameron]]></category>
		<category><![CDATA[Titanic]]></category>
		<category><![CDATA[XpanD 3D]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.onursendere.com/?p=798</guid>
		<description><![CDATA[Ünlü yönetmen James Cameron&#8217;ın çekmek için 11 yıl beklediği Avatar, yine James Cameron&#8217;ın bir filmi olan Titanic&#8217;in gişe hasılatını geçerek tüm zamanların en iyi gişe hasılatı gerçekleştiren filmi oldu.

Dünkü gişe gelirleriyle birlikte Titanic&#8217;in 1997-98&#8242;de 1 milyar 843 milyonluk rekorunu 1 milyar 859 ile geçmeyi başardı.
XpanD 3D teknolojisiyle 2 kez izleme ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ünlü yönetmen James Cameron&#8217;ın çekmek için 11 yıl beklediği Avatar, yine James Cameron&#8217;ın bir filmi olan Titanic&#8217;in gişe hasılatını geçerek tüm zamanların en iyi gişe hasılatı gerçekleştiren filmi oldu.</p>
<p style="text-align: center;"><img class="size-full wp-image-808  aligncenter" title="Avatar" src="http://www.onursendere.com/wp-content/uploads/2010/01/avatar-movie.jpg" alt="" width="544" height="306" /></p>
<p>Dünkü gişe gelirleriyle birlikte Titanic&#8217;in 1997-98&#8242;de 1 milyar 843 milyonluk rekorunu 1 milyar 859 ile geçmeyi başardı.</p>
<p>XpanD 3D teknolojisiyle 2 kez izleme imkanı bulduğum film özellikle çekim teknikleriyle ve 3 boyutlu film kapsamında devrim yaratacak özellikler de taşıyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.onursendere.com/avatar-tum-zamanlarin-en-iyisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
