Blog

Son İçerikler

30’lu Yaşlarıma Yaklaşırken Tanımlar, Sorgular ve Kurgular

Kabullenmesi zor olsa da doğduğum andan bu yana 29 yıldan fazla yaşadığımı daha da hisseder oldum. Düşünme şeklinize göre bu süre uzun da gelebiliyor kısa da. Ama her iki şeklinde oldukça yorucu, orası kesin. Devamını Oku

Alıntılarım: Saatleri Ayarlama Enstitüsü – Ahmet Hamdi Tanpınar

Ahmet Hamdi Tanpınar‘ın kaleminden çıkan Saatleri Ayarlama Enstitüsü isimli romanı okumaya başladığımda oldukça şaşırdığımı hatırlıyorum. Zira, romanın güzel olduğunu tahmin ediyordum ve çeşitli eleştirilerde de bu yönde fikirlere rastlamıştım.  Ancak romanın yazıldığı zamanın ötesinde olan kurgusu ve bunun doğallığı beni oldukça etkiledi. Adeta Ahmet Hamdi Tanpınar, içinde bulunduğu mekândan ve zamandan uzaklaşarak romandaki Halit Ayarcı kılığında tüm bunları gerçekten yaşıyordu ve daha sonra da dönüp yaşadıklarını yazıyordu. Devamını Oku

Alphabet: Radikal Fakat Şaşırtıcı Değil. Neden mi?

Google’ın kurucuları olan Sergey Brin ve Larry Page tarafından Alphabet isimli yeni bir ebeveyn şirket kurulduğu ve Google’ın da artık bu şirketin bir parçası olduğu haberi ile uyandık. Tabii ki haber dün gece duyulmuştu ve hakkında da bolca yorumlar sosyal medya yer alıyordu.

Peki, Larry Page ve Sergey Brin’in bu hamleleri radikal mi? Evet, kesinlikle! Şaşırtıcı mı? Hayır, tabii ki!

Google, kabuğuna sığmadı

Bizzat Larry Page tarafından kaleme alınan ve buradan okuyabileceğiniz açıklama konuyla ilgili hemen her şeyi açıklıyor. Google’ın doğumuyla birlikte yaşanan süreçlere ve radikal yeniliklere dair birçok bilgiye yüzeysel olarak değinilen yazıyla birlikte biz kullanıcıların da uzun süredir şahit olduğu gelişmeler sonucunda artık Google çalışmaları Google’ın kabuğuna sığmaz oldu. Öyle ki, Google artık bir arama motorunda kesinlikle ibaret olmayan şirket kimliğine çok önceden büründü. Kendi kendine giden araba çalışmaları, Android gibi mobil işletim sistemi, YouTube gibi video içerik platformu ve dahası artık bu platformların Google çatısı altında barınmasını garip kılıyordu. Devamını Oku

İpucu Yazısı Yazacağım Diye İpin Ucunu Kaçırmak

Son zamanlarda dikkatimi çeken şeylerden biri de ´ipucu´ kapsamında oluşturulan içeriklerin aslında pek de ipucu olmadığı. Daha net ifade etmek gerekirse zaten olması gereken şeyin olmasını söyleyen içeriklerle sıkça karşılaşıyorum. Mesela, arayüz tasarımıyla ilgili bir yazıda ´kullanıcı dostu arayüz tercih edin´ demekten daha saçma ne olabilir?! Tabii ki tasarım kullanıcı dostu olacak. Kullanıcının gıcık olacağı, nefret edeceği bir tasarım ortaya koymayı kim ister?! Devamını Oku

Antakya, Limonlu, Erdemli Kapsamında Güzel Bir Hafta

Bu zamana kadar blogumda gerçekleştirdiğim gezilere yer vermedim. Neden yer vermediğime dair hiçbir fikrim de yok açıkçası. Ancak blog yazarlarının bir kısmının henüz blogunu açmadan önce bildiği bir şeyi bazıları da benim gibi sonradan keşfedebiliyor. Blog sadece yazılmak istenenlerin ya da paylaşılmak istenenlerin yer aldığı bir mecra değil, aynı zamanda blog sahibinin hatırlamak istediği, sonradan açıp okumak istediği, uçan sözlerin yerine kalan yazıların tercih edildiği bir yer. Madem ki öyle, son gittiğim yerlere ve gördüklerime dair bu yazıyı kaleme pardon klavyeye almam gayet uygun.

Hani, her şeyden uzaklaşıp bir dağ evine yerleşmek istediğiniz anlar vardır. Benim için de teknolojik cihazlardan, bilgisayarla haşır neşir olmaktan, bilişim ve dijital iletişim gelişmelerini takip etmekten yorulduğum, sıkıldığım bir zamana denk gelen Antakya ve Limonlu – Erdemli (Mersin) gezime dair paylaşımlar içeriyor bu yazı. Devamını Oku